|
SORU: Kadınların saçlarını boyamalarında mahzur olur mu? Bazıları boyanın saçın ıslanmasına engel olduğunu söyleyerek caiz olmayacağını söylüyor, gusle mânidir diyorlar.
CEVAP: Konu, boyanın tabaka teşkil edip etmemesi üzerinde düğümlenmektedir. Saça sürülen boyanın tabaka teşkil etmeyip kına gibi suyun ıslatmasına engel olmaması halinde elbette bir mahzur söz konusu olmaz. Kimyagerler, boyanın bu durumunu daha iyi bilirler. Bizim bildiğimiz, görüşlerine değer verdiğimiz hocalarımızın saç boyasının tabaka teşkil etmeyip kına gibi engelsiz olduğu, gusle, abdeste mâni olmayacağı yolundaki görüşleridir. Hayreddin Karaman Hocaefendi, saç boyalarının tabaka teşkil etmediğini, kına gibi mahzursuz olduğunu ifade ediyor. Faruk Beşer Hocaefendi de aynı görüşte. O da ‘Saç boyalarının gusle mâni olduğu yolundaki söylentiler anlamsızdır.’ diyor, boyamanın caiz olduğunu söylüyor.
SORU: Hanımların kaşlarından almaları dinen yasak mı, yoksa yasak olmayan kısmı da var mı?
CEVAP: Hayreddin Karaman Hocaefendi’nin sitesindeki soru ve cevabı şöyle:
- Bayanların kaşlarını aldırması mahzurlu mudur? Veya kaşlarının hepsini düzelttirmek değil de sadece iki kaşın arasını aldırabilirler mi? Cevap: “Normal kadın kaşının bir şekli (normal sayılan şekilleri) vardır. Bunların dışına çıkan, göze sakil (çirkin) gelen, sahibini çirkin gösteren ve bu yüzden onu rahatsız eden fazla kıllar alınabilir. Normal kaşları, modaya uyarak inceltmek, yerlerini değiştirmek... caiz görülmemiştir.”
SORU: Kadının özel halde iken diş dolgusu yaptırması, kaplatması caiz olabilir mi? Yoksa bu halde iken yapılan diş dolgu ve kaplatması, sonra yapacağı gusle engel mi olur?
CEVAP: Özel halde iken diş dolgusu ve kaplatması yaptırmak yasak değildir. Her ne kadar diş dolgu ve kaplatmasını bu halden çıkınca yaptırması daha uygun olursa da sonrasında yapacağı gusle, bu dolgu ve kaplatma engel olmaz. Çünkü gusülde ve abdestte su, bunların üzerini ıslatarak geçiyor, böylece üzerindeki ıslaklık altının ıslanması yerine geçiyor, bir eksiklik söz konusu olmuyor. Bu konuda çok sayıda verilmiş fetvalar vardır fıkıh kitaplarında. Özellikle Mülteka şerhinde.
SORU: Gusülsüz hanımın, ağlayan çocuğunu, gusletmeden emzirmesi uygun olur mu, bir mahzur yok mu?
CEVAP: Gusülsüz halde iken ağlayan çocuğu emzirmek mahzurlu değildir. Ancak bazı maneviyat büyükleri çocuğun ağzına değen meme ucunu yıkayarak emdirmekte hayır ve bereket olacağına işaret etmişlerdir.
SORU: Kendisine geceden gusül gereken kimse ne kadar süreyle gusülsüz olarak bekleyebilir.
CEVAP: Gece gusletmesi gereken kimse, sabah namazını kazaya bırakmayacak süre kadar gusülsüz bekleyebilir. Sabah namazını vaktinde kılacak kadar guslü tehirde mahzur olmayabilir. Ancak mümkün oldukça gusülsüz beklemeyip bir an evvel yıkanarak temiz duruma geçmeye gayret göstermekte isabet vardır. Muhafaza melekleri temizlerle birlikte olmayı sever, kirlilerin korumasında olmayı sevimli bulmazlar.
|