Dini bilgiler
Efendimiz (sas)
Evlilik
Çocuğum
Ailemi Seviyorum
Dr. Bilge
Sağlık
Eğitim
Kıssadan Hisse
Kadın ve Sağlık
Portreler
Beslenme
Editör
Hayatın İçinden
Bir Teklif
Kısa Kısa
Dekorasyon
Kitap
İnternet
Dr. Can
Hac
Kurban
Yarıyıl Tatili
Özel Dosyalar
Okur Mektubu
Arşiv

Çalışmada ve hizmet vermede huzur vardır
VEHBİ YILDIZ
Helâl dairesinde çalışmada ve hizmet vermede izzet, lezzet, ümit ve neş’e vardır. Atâlette ve miskinlikte veya sadece şahsî çıkarlar için çalışmada ise zillet, gam, yeis, sıkıntı ve cehennem elemi vardır. Bunun hikmeti şudur:

Hizmetin mükâfatı cennettir. Tembelliğin cezası da cehennemdir. Cenab-ı Hak yüce dini için çalışan ve hizmet eden kimselere veya ailesinin ve cemiyetinin huzurlu olması için çalışan kimselere daha dünyada iken hizmetleri için de cennetteki lezzeti andıracak manevî bir lezzet dercetmiştir. Ve böylelerine bu lezzeti daha dünyada iken tattırıyor. Ayrıca onları aziz kılıyor. Aziz olan Yüce Allah’a ve O’nun mukaddes kitabına ve şerefli elçisine intisab eden ve bu intisab çemberini genişletmek ve muhtaç gönüllere tevhid hakîkatini ulaştırmak için çırpınan ve gayret gösteren kimseleri Yüce Allah elbette ki aziz kılar. Evet Allah için tevazu gösteren ve gayret sarf eden kimseyi Allah, hiç aziz kılmaz mı? Kaldı ki, “İnsanların en hayırlısı insanlara en çok faydalı olandır.” hükmü herkesçe bilinen bir hakikattir.

İşte bunun içindir ki, insan çalışması hizmeti oranında ve verim verdikçe lezzet alır, huzurlu olur ve cennet saadetine benzer bir saadetle ömrünü geçirir. Ve yine bunun içindir ki hizmet vermeyen ve çalışmayanlar her şeyden huzursuzdurlar ve herkesle geçimsizdirler. Böyleleri dünyayı elde etseler yine doymazlar. Çünkü ruhlarında ciddi bir cehennem elemi vardır.

Cenab-ı Hak kâmil derecedeki kerem ve lütfunun eseri olarak çalışmanın ve hizmet etmenin ücret ve mükâfatını bizzat amelin ve hizmetin içine dercetmiştir. Bundan dolayıdır ki bütün varlıklar kendilerine ait vazifelerini son derece şevk ve iştiyakla yapar ve çalışmada sonuna kadar sebat ederler.


Tembel insan devamlı şikâyetçidir

“Tembel olan ve devamlı rahatını düşünen kimse ömründen sürekli şikayetçidir. Çok çalışan ve durmadan koşan kimse ise haline ve hayâtına karşı daima şükür içerisindedir” hükmü bitkilerden hayvanlara ve hayvanlardan insanlık âlemine kadar gayet küllî ve çaplı bir düsturdur. Hem bundan ötürüdür ki “Rahat zahmette, zahmet de rahattadır.” cümlesi darb-ı mesel olmuştur. Bu husus kâinatta cereyan eden ve “sünnetullah” tabir edilen gayet mühim bir düsturdur. Nitekim, şehidin canını feda etmesi bu huzurun delilidir. Zenginlerin servetlerini hak yolda infak etmeleri bunun alâmetidir. Fakirlerin vermek için çalışmaları bunun işaretidir. Mü’minlerin kıta kıta dolaşmaları bundan ötürüdür. Hem ecdadımız bunun için vakıflar kurmuş ve arkalarında pek çok hayırlı eserler bırakıp âhirete öyle gitmişlerdir. Hâsılı, denilebilir ki, hak yolda sebat edip sadâkatle hizmet edenlerin huzurları şu sırlardan kaynaklanmaktadır:

Yüce Allah’ın rahmeti onları kaplıyor. Allah’ın mağfireti onları bağışlıyor, hizmetleri günahlarına keffaret oluyor, melekler onları alkışlıyor ve onlar için istiğfar ediyor, çalışmalarından faydalanan kimseler, onlar için hayır ve kurtuluş duasında bulunuyorlar. Ve nihayet kişi çevresine kendi gözlüğüyle baktığından; hizmet eden bir kimse çevresine o gözle bakar. Çevresinin hep hizmet ettiğini görür ve ümitle ve neş’eyle hayatını geçirir. Aksi takdirde ümitsiz olur ve hayatını zehir eder.
Sayı: 190
Bölüm: Hayatın İçinden



Yazdır Arkadaşıma Gönder Geri Yukarı


Hayatın İçinden
Osmanlı Devleti’nde hekimbaşılık

Haftada bir sohbet iyi gelir!
Piknikte kâinatı okumayı öğrenen enişte bey
Toplumu bölme fitnesi çıkaranlar...
İmam-ı Azam’dan nasihatler
4 gelin-4 görümce, üç yıldır her ay özel buluşma günü yapıyor
Medine’nin müdafaası zor şartlar altında oldu
Sürçmelerden sonra yolumuza devam edebiliyor muyuz?
Anne-babası olduğu halde yetim ve öksüz büyüyen çocuklar var
Ezan bize neyi fısıldar?
En hayırlı genç nasıl olur?
Osmanlı’da eğitim
Hiç düşündünüz mü? Anlaşan, anlaştıran insan mısınız?
Beyazid-i Bistâmi: Marifeti neyle buldun?
Fudayl bin Iyad: 3 şey kalbi kasvetlendirir
Telefon eden 'Müsait misiniz?' diye sorsa…
Nefsimiz de guguk kuşu gibidir
Dün öldü, yarın doğmadı, bugün can çekiyor, öyleyse şu anı değerlendirmek için amele sarıl
Osmanlı şehirleşmesinde en ileri yerleşim yeri: Bursa




Sayı 250
21 Eyll 2007


PDF formatında indirmek için tıklayınız

New Page 1
 

En Çok Okunanlar

En Çok Önerilenler
 


Dr. Can’ın vefatından bir gün önceki ses kaydını dinlemek için tıklayınız


Copyright© 1995-2006 Feza Gazetecilik A.S. / Fevzi Çakmak Mah. 34194 Yenibosna / İSTANBUL
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 454 14 67 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.